Guardia Nueva (Yeni Muhafızlar) – 1917/1925 – 1952/1955; 1917’de Carlos Gardel “Mi Noche Triste” ile ilk sözlü tango kaydını yapıyor ve 1935’te ölümüne kadar Tangonun popüler olmasını, kitlelere ulaşmasını sağlıyor. Gardel’in Tango Devriminde sadece bir vokal ve bir gitar var.
1925’te ise konservatuar mezunu olan Julio de Caro ilk defa okullu Tango orkestrasını kurarak armoni kuralları ile orkestral düzenlemeler yapıyor. Tango’yu 2 değil 4 zamanlı olarak notalıyor ve yorumlamaya başlıyor. Orkestrasında önce Luis Petrucelli ardından da Pedro Maffia ve Pedro Laurenz ile bandoneonun gücünü arttırıyor. Bandoneon tangoya 1910’da katılmasına rağmen çalınma güçlüğünden dolayı yaygınlaşması zaman alıyor.
1926 da çok önemli, çünkü ilk defa daha kaliteli kayıtlar yapılabilmeye başlanıyor. Biz bu tarihten sonraki kayıtları Milongalarımızda çalabiliyoruz. Julio De Caro’nun “Derecho Viejo” kaydı muhtemelen 1926’dan kalan ilk eski ama kaliteli, dinlemesi rahat kayıt.
Başlangıcın 1917-1925 gibi birleşik verilmesinin sebebi bu iki önemli adım. Ayrıca bu iki dönem arasında kurulan çok sayıda tipik orkestra da Tangoyu daha dans edilebilir hale getirdi, uluslararası bilinirliğini artırdı, tangoyu salonlara taşıdı, salon adabı ve ritüelleri gelişmeye başladı. Tango Avrupa’ya ulaştı, orada da orkestralar kurulmaya ve dans edilmeye başlandı. Şarkı sözleri daha önemli ve daha salona uygun hale gelmeye başladı. Lunfardo (Argo) sözlerden romantik, melankolik sözlere geçiş başladı.
Guardia Nueva, Golden Age’i de içine alır. Pre-Golden Age diye de isimlendirebiliriz sanki.
1935’ten itibaren Juan D’Arienzo’nun ritmi güçlendirip 4 zamanlı müziğin hakkını vermesi ve tempoyu hızlandırması ile birlikte dans da çok hareketli hale geldi ve yaygınlaştı. D’Arienzo iyi bir kemancı ve kemanda stacato ile ritme destek veriyor. bir taraftan da ritmin arkasında kalacak biçimde kemanla yumuşak melodiler katarak müzikal kontrası, dolayısı ile müzikal dinamizmi artırıyor.
1940’da Carlos Di Sarli’nin melodik kayıtları popüler hale gelmeye başladı, ritmi oldukça dengeli ve net olmakla birlikte D’Arienzo gibi sert değildi. Melodinin ritmin önüne geçmesi ile birlikte “Müzikal Cümleler” önem kazandı. Di Sarli piyanist. Melodileri, cümleleri piyano ile yumuşak biçimde birbirine bağlıyor. Di Sarli global krizden kaynaklanan ekonomik nedenlerle stüdyo kayıtlarına 8 yıl kadar ara vermiş ve 1939’da stüdyoya geri dönebilmişti. Tespitlerimiz şudur kiDi Sarli, D’Arienzo’nun döneme olan etkisi ile ritmi çok kuvvetli parçalarda yapmıştır. Daha sonra aşama aşama daha lirik ve melodik kayıtlar yapmaya başladığını ifade edebiliriz diye düşünüyorum.
1941’den itibaren Anibal Troilo’nun kayıtlarında armonik yapının, ses renginin gücünü, enstrümanlar ve melodik yorumlama içindeki dinamizmi daha iyi hissetmeye başlıyoruz. Ancak müzisyenler tarafından çok güçlü bulunan bu özellikler dansçılar tarafından karmaşık karşılanabiliyor. Troilo bir bandoneonist, çocukluğundan beri çalıyor. Bandoneon orkestradaki en zor ve en renkli enstrümanı. Pedro Maffia ve Pedro Laurenz’den sonra ilk defa Troilo bandoneonu bu kadar etkin kullanıyor ve orkestrada çok daha öne çıkarıyor. Hatta 1938-1944 yılları arasında Astor Piazzolla’nın da Troilo Orkestrasında bulunması ile birlikte bu renk, armoni ve yenilik arayışı canlı kalıyor. Troilo da kendi orkestrası ile bazı yorumlarında ve Di Sarli’nin döneme olan etkisi ile melodik unsurları kuvvetli parçalar üretmiştir diyebiliriz.
Kısacası kimi orkestra şefleri bazı dönemlere damgalarını vuruyorlar ve diğerlerinin çalma tarzlarını da etkiliyorlar. Biz her ne kadar “Gelenekçi, Melodik ve Yenilikçi” diye gruplasak da dönem dönem birbirlerinin tesiri altında diğer ekollerle de tanımlanabilecek yorumlar yapıyorlar. Çizgiler o kadar kesin olmuyor.
1952’de Osvaldo Pugliese’nin La Yumba’sı ile yeni bir ritim ve ses anlayışı daha Tango’ya katılıyor. Aslında De Caro’nun başlattığı 4 zamanlı Tango’nun 1. ve 3. vuruşlardaki vurguya benzer ama ek olarak sürükleme ve bırakma ile elde edilen bir ses özelliği var La Yumba’nın. Eva Peron 1952’de ölünce Juan Peron’un Tango’ya ilgisi ve desteği azalıyor.
1955’te Peron devrilince Peronist tangocular sürgüne gönderilip yerine Rock&Roll müzik devlet tarafından destekleniyor. Tangoya destek azalıyor, hatta yasaklar getiriliyor. Peron neyi desteklediyse askeri junta tam tersini yapıyor.